Skip to main content

Yoldaş Hukuk

Mirasçılıktan Çıkarma(ISKAT)

  1. Genel Olarak
Miras bırakan ölüme bağlı tasarruf düzenlemek suretiyle yasal mirasçılarından bazılarını herhangi bir gerekçe göstermeden dahi miras hakkından mahrum edebilir. Ancak özel olarak korunmuş olan saklı paylı mirasçılar gerekçesiz yani keyfi bir şekilde mirastan uzaklaştırılamaz. İşte TMK 510-513 maddeleri arasında düzenlenen ıskat kurumu, saklı paylı mirasçıların haklı gerekçelerle mirasçılık sıfatını elde etmelerinin engellenmesine hizmet etmektedir. ‘Ancak saklı paylı mirasçılar mirasçılıktan çıkarılabileceğinden, miras bırakanın ölümü tarihinde oğlu sağ olduğuna ve oğlunun fürularının saklı paylı mirasçılığı söz konusu olamayacağına göre, füru ile ilgili tasarrufun iptali gerekir.’(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2008/3734, K. 2009/13172)
  1. Iskat ve Koşulları
Miras bırakanın ölüme bağlı tasarruf özgürlüğünün önünde en büyük engel olan dokunulamaz saklı paylar, ıskat kurumu ile ortadan kaldırılabilir. Mirastan yoksunluktan farklı olarak, kanunun öngördüğü ıskat sebeplerinin varlığı halinde miras bırakan mirastan çıkarma iradesini bir ölüme bağlı tasarruf ile ortaya koymalıdır. Bu çoğu zaman bir vasiyetname düzenlenmesi suretiyle olur ancak miras sözleşmesinde de öngörülebilir. Bu durumda miras sözleşmesinin tek yanlı içeriğine dahil olacaktır. TMK 510-513 maddelerinde iki tür mirastan çıkarma sebebi öngörülmüştür. Bunlar:
  1. Cezai Iskat TMK 510
-Ağır Bir Suç İşleme Sebebine Dayalı -Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüklerin İhlaline Dayalı
  1. Borç Ödemeden Aciz Sebebiyle Iskat TMK 513(Koruyucu Iskat)
  2. Cezai Iskat(TMK 510)
TMK 510’da yer alan ıskat sebepleri, saklı pay kurumunun getirilmesindeki amaçla çelişen hususlara yöneliktir. Miras bırakan ile aralarında sıkı bir aile bağının olduğu varsayımına dayanan saklı paylı mirasçılar, ıskat sebeplerini oluşturan eylemleriyle bu kurumun sağladığı korumayı hak etmediklerini de ortaya koymuş olurlar. Bahsi geçen ıskat sebeplerine bakıldığında:
  • TMK 510/1/bent 1- Ağır Bir Suç İşleme
Söz konusu hüküm miras bırakan veya onun yakınlarına karşı işlenmiş ağır bir suçtan söz etmektedir. Suç, yaptırım olarak adli para cezası veya hapis cezası öngörülen eylemdir. Türk Ceza Kanunu’nun öngördüğü suçlar en başta bu maddenin uygulanmasında dikkate alınacaktır. Örneğin kasten yaralama, hakaret gibi. Diğer kanunların suç ve ceza içeren hükümleri de saklıdır. Belirtmek gerekir ki, aleyhine ıskat tasarrufunda bulunulan mirasçının/failin bu suçtan dolayı yargılanmış veya ceza almış olması gerekmez. Ayrıca bir suçtan söz edildiğinden mirasçının/failin meşru savunma hukuka uygunluk sebebi içinde bulunması da ıskat sebebinin varlığını göstermez. Kanun salt ağır bir suçtan söz ederek bu maddenin uygulanmasında hakime takdir yetkisi(TMK 4) vermiştir. Hakim takdir yetkisi kapsamında söz konusu suçun aile bağlarını zedeleyebilecek nitelikte olup olmadığı saptadıktan sonra somut olayda bunun gerçekleşip gerçekleşmediğine karar verecektir.
  • TMK 510/2/bent 2- Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüklerin İhlali
Aile hukukundan doğan yükümlülüklerden en önemlisi nafaka yükümlülüğüdür. TMK 364’e göre, ‘Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üst soyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.’ Bu yükümlülüğe aykırı davranış miras bırakanın güvenini sarsıcı bir durum yaratabilir. Aynı şekilde TMK 322’deki dayanışma yükümlülüğüne aykırılık da bu kapsamdadır. Eşin zina içeren eylemleri de sadakat yükümlülüğünün ihlali olduğundan ıskata sebep olabilir. TMK 510, aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali sebebine dayanan bir ıskatın ancak önemli bir boyutta olması gerektiğinden söz etmektedir. Burada ölçünün saptanmasında hakimin takdir yetkisi vardır. ‘Davacının mirasbırakan babasına karşı karşı ilgisiz kaldığı, hastalığı ile ilgilenmediği dinlenen tanık beyanları ile sabit olmuştur. Mirasbırakanın vasiyetnamede gösterdiği mirasçılıktan çıkarma ( ıskat ) sebepleri ve Türk Medeni Kanununun 511. maddesi koşulları gerçekleşmiştir.’(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2011/11213, K. 2011/11605) İhlallerin bir tek miras bırakana yönelik olması gerekmez. Miras bırakanın ailesine karşı da bu ihlal gündeme gelebilir. Aile kapsamına kan hısımları girdiği gibi kayın hısımları da dahildir.
  • Iskatın Hükümleri
TMK 511’e göre, ‘Mirasçılıktan çıkarılan kimse, mirastan pay alamayacağı gibi; tenkis davası da açamaz.’ Iskat yalnızca ıskat sebebi şahsında gerçekleşen saklı paylı mirasçı için söz konusudur. Amacının cezalandırma olduğu bir kurum bakımından şahsiliğe önem verilmesi gerektiğsssi sonucuna TMK 511/2’den ulaşılmaktadır. TMK 511/2’ye göre, ‘Miras bırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse miras bırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa miras bırakanın yasal mirasçılarına kalır. Mirasçılıktan çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse miras bırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.’ ‘Tapu maliki …’in oğlu …’i … 17. Noterliği’nin 06.01.2006 tarihli vasiyetnamesi ile mirastan ıskat etmesi nedeniyle tespit edilen tüm kamulaştırma bedelinin davalı …’ye ödenmesine karar verilmiş ise de; … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/1434 Esas- 1439 Karar sayılı veraset ilamı uyarınca mirastan ıskat edilen davalı … yerine çocukları … ve …’in kaldığı anlaşıldığından, tespit edilen kamulaştırma bedelinin bu mirasçılara veraset ilamındaki payları oranında ödenmesi gerekirken, yazılı şekilde tüm bedelin davalı …’ye ödenmesine hükmedilmesi gerekirken…’(Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E. 2019/5056, K. 2020/4379) Iskat sebeplerinden birinin varlığı halinde miras bırakan, söz konusu saklı paylı mirasçıyı mirastan alıkoymak istediğine dair iradesini, bir vasiyetname ile sebebi de açıkça belirterek ortaya koymalıdır(TMK 512/1). Mirasçılıktan çıkarılan kimsenin bu duruma itiraz etmesi mümkündür. Iskatın iptali davası diğer yasal ve –varsa- atanmış mirasçılara karşı açılacaktır. Bu durumda belirtilen ıskat sebebinin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer(TMK 512/2). ‘Mirasçılıktan çıkarma, miras bırakan çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Belirtilen sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısına aittir. Miras bırakan çıkarma sebebi hakkında açık bir yanılgıya düşmüşse çıkarma geçersiz olur. Davacının yetmiş dört yaşındaki annesini dövdüğü ve hakaret ettiği, bu suçtan dolayı mahkum olduğu anlaşılmaktadır. Tasarrufta gösterilen çıkarma sebebinin varlığı davalılarca ispat edilmiştir.’(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2010/553, K. 2010/2901) Ancak sebebin varlığı ispat edilemezse veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; ancak, miras bırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa, çıkarma geçersiz olur. (TMK 512/3). Çıkarma sebeplerinin ispatlanamaması durumunda murisin tasarrufu geçerli olur, ancak ıskat edilen mirasçı saklı payını alabilir. Buna karşılık, mirastan çıkarma nedenleri konusunda murisin açık bir yanılgıya düşürülmesi durumunda ise yapılan ıskat tasarrufu tümü ile geçersiz olacağından ıskat edilen mirasçı miras payına düşen payının tamamını alır. (Yargıtay HGK E. 2010/2-582, K. 2010/633) ‘Miras bırakan vasiyetnamesinde mirastan çıkarma sebeplerini açıklamıştır. Gösterdiği sebebe dair miras bırakanın açık bir yanılgıya düştüğüne dair bir delil bulunmamaktadır. Davalılar gösterilen sebebin doğruluğunu kanıtlayamamışlardır. Bu durumda mirastan ıskatın miras bırakanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı, başka bir ifadeyle davacıların saklı paylarını isteyebileceği ve bu halde davaya tenkis davası olarak devam edileceği düşünülmelidir.’(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2013/2-129, K. 2013/1585)
  1. Borç Ödemeden Aciz Sebebiyle Mirasçılıktan Iskat(Koruyucu Iskat) TMK 513
Söz konusu TMK 513’e göre, ‘Miras bırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu, saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir. Ancak, bu yarıyı mirasçılıktan çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemesi şarttır. Miras açıldığı zaman borç ödemeden aciz belgesinin hükmü kalmamışsa veya belgenin kapsadığı borç tutarı mirasçılıktan çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, mirasçılıktan çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur.’ Görüldüğü gibi söz konusu düzenleme ancak birinci zümre mirasçılar için uygulama alanı bulabilir. Ayrıca ıskat iradesini içeren ölüme bağlı tasarruf düzenlendiği anda, alt soyun alacaklıları İİK kuralları uyarınca ona karşı aciz vesikasını almış olmalıdırlar.
Paylaş: