İlave Tediye Alacağı
Yasal Dayanakları ve Hukuki Boyutu
6772 Sayılı Kanun, Yargıtay İçtihatları ve 4857 Sayılı İş Kanun Çerçevesinde Kamu İşçilerinin Devlet İkramiyesi Hakları
| İlave tediye; 6772 sayılı Kanun gereğince kamu kurum ve kuruluşlarında işçi statüsünde çalışan personele ödenmesi yasal bir zorunluluk olan ikramiyedir. İdarenin takdirine bağlı olmaksızın doğrudan kanundan doğan bu alacağın eksik veya hiç ödenmemesi durumunda iş mahkemelerinde dava açılarak geriye dönük tahsili mümkündür. |
-
İlave Tediye Kavramı ve Yasal Dayanağı
İlave tediye, kamu sektöründe iş sözleşmesi ile çalışan işçilere kamusal hizmetlerinin karşılığı olarak kanunla tanınmış kamusal bir ikramiyedir. Halk arasında ‘devlet ikramiyesi’ olarak da adlandırılan bu alacağın temel yasal dayanağı, 04.07.1956 tarihli ve 6772 sayılı ‘Devlet ve Buna Bağlı Müesseselerde İşçi Çalıştıran İdarelerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanun’dur.
6772 sayılı Kanun emredici nitelikte bir düzenlemedir. Bu nedenle ilave tediye hakkı; toplu iş sözleşmesinde (TİS), bireysel iş sözleşmesinde veya iç yönetmeliklerde düzenlenmemiş olsa dahi, kapsama giren her kamu işçisi bakımından doğrudan uygulanabilir yasal bir haktır. İşverenin (idarenin) bu ödemeyi yapmama, tehir etme veya şarta bağlama noktasında herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır.
-
İlave Tediye Kapsamındaki Kurumlar ve Hak Sahibi Çalışanlar
6772 sayılı Kanun’un 1. maddesi ilave tediye ödemekle yükümlü olan kamu kurum ve kuruluşlarını sayarak düzenlemiştir. Kanundaki düzenleme uyarınca kapsamda yer alan başlıca kurumlar şunlardır:
- Genel Bütçeli İdareler: Genel, katma ve özel bütçeli daireler, bakanlıklar, müdürlükler,
- Yerel Yönetimler: İl özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı iktisadi müesseseler,
- KİT ve İktisadi Teşekküller: Sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan kurumlar ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT’ler),
- Diğer Kamusal Kurumlar: Devlet üniversiteleri, kamu hastaneleri ve özel kanunla kurulan kamusal tüzel kişilikler.
Taşerondan Kadroya Geçen Çalışanlar ve Belediye Şirketi (BİT) İşçilerinin Durumu
24/12/2017 tarihli 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 23 ve 24. maddeler kapsamında alt işveren (taşeron) bünyesinden kamu kurumlarının sürekli işçi kadrolarına (4/D) geçirilen çalışanlar, 6772 sayılı Kanun uyarınca ilave tediye hakkından eksiksiz yararlanmaktadır.
Buna karşın, belediye iktisadi teşekküllerine (BİT / Belediye Şirketleri) geçirilen çalışanların ilave tediye hakkı hususunda doktrinde ve yargı kararlarında özel ayrışmalar mevcuttur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili iş dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre, bir şirketin sadece sermayesinin belediyeye ait olması tek başına 6772 sayılı Kanun kapsamına girmesi için yeterli görülmemekte; şirketin niteliği ve kamusal işlevi detaylıca incelenmektedir. Bu durumdaki çalışanların hukuki durumunun somut olay nezdinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
-
Ödeme Miktarı, Dönemleri ve Hak Etme Şartları
6772 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre ilave tediye miktarı, her yıl için bir aylık (26 günlük) çıplak ücret tutarıdır. Ancak Kanun’un 3. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı (mülga Bakanlar Kurulu) bu miktarı bir katına kadar artırmaya yetkilidir.
Uygulamada her yıl yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararları ile bu yetki düzenli olarak kullanılmakta ve kamu işçilerine her yıl için toplam 52 günlük ücret tutarında ilave tediye ödenmektedir. Ödemeler genelde yıl geneline yayılarak 13’er günlük periyotlar halinde 4 taksitte gerçekleştirilir.
Çalışma Süresi ve İzin/Rapor Durumlarının İlave Tediyeye Etkisi
6772 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca ilave tediye alacağına hak kazanmak için o yıl içerisinde fiilen çalışılmış olması esastır. Bir yıl içinde tam çalışmamış işçilerin tediyeleri, çalıştıkları süre ile orantılı (kıstelyevm esasına göre) hesaplanır.
- Yasal İzinler: 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki yıllık ücretli izinler, mazeret izinleri, babalık ve evlilik izinleri çalışılmış gibi kabul edilir ve tediye hesabından düşülmez.
- Sağlık Raporları ve Kesintiler: Hastalık raporları, grev ve lokavt süreleri veya ücretsiz izinler bakımından, yılda 30 günü aşan hastalık raporu süreleri tediye hesabında dikkate alınmaz ve orantılı kesinti yapılır.
-
İlave Tediye Alacağının Hesaplanması ve Yasal Kesintiler
İlave tediye alacağının matrahı, işçinin tediyenin muaccel olduğu (ödeme yapılması gereken) tarihteki ‘çıplak brüt ücreti’dir. Hesaplamada fazla çalışma ücretleri, hafta tatili ücretleri, primler, ikramiyeler, yemek ve yol yardımı gibi sosyal yardımlar ile giydirilmiş unsurlar dikkate alınmaz.
Uygulanacak Maktu ve Yasal Kesintiler
Brüt ilave tediye tutarı hesaplandıktan sonra metinden aşağıdaki yasal kesintiler yapılarak net ödenek belirlenir:
- Sosyal Güvenlik Kesintisi: %14 SGK İşçi Primi ve %1 İşsizlik Sigortası Primi kesintisi yapılır (5510 sayılı Kanun m. 80).
- Gelir Vergisi: İşçinin içinde bulunduğu Gelir Vergisi dilimine göre (%15, %20, %27 vb.) Gelir Vergisi kesilir (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m. 61).
- Damga Vergisi: 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca binde 7,59 oranında damga vergisi kesintisi uygulanır.
-
Zamanaşımı Süresi ve Muacceliyet Meseleleri
İlave tediye alacağı, niteliği itibarıyla bir işçilik ücreti ve ikramiyesi olduğundan zamanaşımı bakımından İş Kanunu hükümlerine tabidir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 15. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun Ek 3. maddesi uyarınca işçilik alacaklarında zamanaşımı süresi 5 (beş) yıldır.
Zamanaşımı süresi, her bir tediye taksitinin muaccel olduğu (Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen ödeme günü) tarihten itibaren işlemeye başlar. Dolayısıyla geçmişe dönük ilave tediye taleplerinde, dava veya arabuluculuk başvuru tarihinden geriye doğru sadece son 5 yıl içerisinde muaccel olmuş alacaklar talep edilebilir; 5 yıllık süreyi aşan alacaklar bakımından davalının zamanaşımı def’i ileri sürmesi halinde istem reddedilir.
-
Eksik Ödemelerde Hukuki Başvuru Süreci ve Yargılama Usulü
Kamu idarelerince ilave tediye alacağının hiç ödenmemesi, eksik hesaplanması veya yanlış matrah üzerinden yatırılması hallerinde izlenmesi gereken yasal prosedürler şunlardır:
a. Zorunlu Dava Şartı Arabuluculuk Başvurusu
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi gereğince, iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması ‘dava şartı’dır. İlave tediye alacağı için de yetkili yer arabuluculuk bürosuna başvurularak süreç başlatılmalıdır.
b. İş Mahkemesinde Dava Açılması ve Faiz
Arabuluculuk müzakereleri sonucunda anlaşma sağlanamaması ve ‘Anlaşmamaya İlişkin Son Tutanak’ düzenlenmesi halinde, yetkili İş Mahkemesinde ‘İlave Tediye Alacağı Davası’ açılır. Dava dilekçesinde eksik ödenen dönemler, yasal dayanaklar ve hesaplama tabloları sunulur.
İlave tediye alacağına uygulanacak faiz türü ‘yasal faiz’dir (3095 sayılı Kanun m. 1). Faiz başlangıç tarihi ise tediyenin muaccel olduğu tarihler veya borçlu idarenin ihtarla temerrüde düşürüldüğü tarihtir.
c. İş Sözleşmesinin Sona Ermesinin Alacağa Etkisi
İşçinin iş sözleşmesinin istifa (istifaen ayrılma), emeklilik, haklı nedenle fesih veya geçerli nedenle fesih şeklinde sona ermiş olması, geçmişte hak ettiği ilave tediye alacaklarını talep etmesine engel teşkil etmez. Çalışılan dönemde doğmuş olan tediye hakkı, iş akdi sona erse dahi 5 yıllık zamanaşımı süresince idareden talep edilebilir.
İlave tediye, 6772 sayılı Kanun kapsamında kamu işçilerine tanınmış en temel anayasal ve yasal haklardan biridir. Ancak kamu kurumlarının farklı uygulamaları, matrah hesaplama hataları, belediye şirketlerinde çalışan işçilerin statü karmaşaları ve 5 yıllık zamanaşımı süresi gibi teknik hususlar nedeniyle kamu çalışanları ciddi hak kayıpları ile karşılaşabilmektedir.
-
Sonuç
Arabuluculuk başvuru sürelerinin kaçırılmaması, geriye dönük hesaplamaların doğru matrah (çıplak brüt ücret) üzerinden eksiksiz yapılması ve yetkili iş mahkemelerinde davanın usulüne uygun yürütülmesi kritik önem taşır. Bu nedenle, ilave tediye alacağına ilişkin süreçlerde hak kaybına uğramamak ve sürecin hızlı bir şekilde sonuçlanmasını sağlamak adına alanında uzman bir iş hukuku avukatına danışılması ve profesyonel hukuki destek alınması tavsiye edilmektedir.