Hekimin Hukuki Sorumluluğu
- Genel Olarak
- Hekimin Hukuki Sorumluluğunun Koşulları
- Hekimin hastaya yönelik gerçekleştireceği tedavi veya estetik amaçlı müdahalenin rızaya dayanması gerekmektedir. Esasında hastanın doktor ile sözleşme akdederken irade beyanında bulunması, özellikli duruma yönelik olduğunda rıza olarak değerlendirilir. Hastanın göstermiş olduğu bu rızanın, kamu düzenini ilgilendiren yaşam veya vücut bütünlüğüne yönelik olduğu düşünülürse, kişiliğin idamesine yönelik olması, serbest bir iradeye dayanması ve hekim tarafından yeterince aydınlatılmış olması gerekmektedir. Rızanın müdahaleden önce veya en geç müdahale anında verilmesi gerekmektedir. Rızanın hukuka uygun bir nitelik arz edebilmesi için gerekli olan söz konusu koşullardan herhangi birindeki eksiklik, eylemin hukuka aykırı olmasına sebep olur ki, bu da hekimin sorumluluğuna yol açar.
- Hekimin eyleminin vekâlet ve eser sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna uygun olması gerekir. Vekilin ve yüklenicinin özen borcu, TBK 471 ve 506’ da benzer şekilde düzenlenmiştir. Nitekim her iki madde de sorumluluğun ölçütü, benzer alanlarda faaliyette bulunan basiretli yüklenici veya vekil gibi davranma zorunluluğu şeklindedir. Hekimin özen gösterme yükümü değerlendirilirken, söz konusu hekimin faaliyet alanındaki bilgi ve tecrübeleri, o alandaki objektif nitelikli hekimlerinkinden fazla ise, kendi bilgi ve tecrübeleri dikkate alınacaktır. Yani belli bir alanda üstün ve nitelikli bilgiye sahip doktor, tıbbi müdahale standart bilgimi kullandım diyerek özen borcunu yerin getirdiği savunmasında bulunamaz. Ayrıca hekimin gerçekleştirdiği tıbbi müdahalelerden her birinin farklı derecelerde risk taşıması da özen ölçütünün belirlenmesinde önem arz eder. Örneğin beyin ameliyatı yapan hekimin göstermesi gereken özen ile kırık bir bacağı alçıya alan hekimin göstermesi gereken özen elbette aynı olmayacaktır.
- Hekimin hukuki sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için, kendisine kusur yükletilebilmesi gerekir. Kusur borçlar hukuku alanında, kast ve ihmal şeklinde sınıflandırılmaktadır. Hekimin eylemlerinde ise, daha çok ihmali bir davranışın varlığı söz konusu olmaktadır. Yukarıda açıklanan özen yükümlülüğü ölçütünün gereklerine uymayan bir hekim en basitinden ihmali bir davranış sergilemiş olmaktadır. Hekimin ihmali tamamen dikkatsizlikten kaynaklanabileceği gibi, hekim tarafından öngörülmüş bir tehlike karşısında özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden de kaynaklanabilir.
- Hekimin eylemi ile hastanın uğradığı zarar arasında nedensellik bağının olması gerekmektedir. Bilindiği üzere, tıp biliminin verilerine ve özen yükümlülüğüne uygun olarak gerçekleştirilen bir müdahaleye rağmen beklenmedik zararlar ortaya çıkabilmektedir. Buna komplikasyon veya hukuki anlamda tıbben izin verilen risk denilmektedir. Hekimin eyleminin sonucu olmayan zararlardan dolayı, hukuki sorumluluk gündeme gelmeyecektir. Ancak komplikasyonun hekimin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırabilmesi, hastanın bu konuda hekim tarafından bilgilendirilmiş ve rızasının aydınlatılmış olmasına bağlıdır(Hasta Hakları Yönetmeliği m. 15 ve 24).
- Hekimin hukuka aykırı eylemi sonucunda hastanın zarara uğramış olması gerekir.
- Hekimin Hukuki Sorumluluğunun Sonuçları