Aşırı İfa Güçlüğü/Sözleşmenin Değişen Koşullara Uyarlanması (TBK 138)
- Genel Olarak
- TBK m.138’in Uygulanma Koşulları
- Sözleşme kurulduktan sonra, tarafların edimleri arasındaki denge borçludan sonuçları yüklenmesi istenemeyecek kadar büyük ölçüde bozulmuş olmalıdır. (‘Denge büyük ölçüde bozulmuş değilse borç sözleşmeye göre ifa edilecektir.’ 4. HD. 10.10.1978, 12581/11161) Dengenin büyük ölçüde bozulup bozulmadığı her somut olay bakımından ayrı bir değerlendirmeyi gerektirmekle birlikte örneğin, borçlu aşırı ifa güçlüğüne rağmen edimini ifa edebilecek ekonomik duruma sahip olsa bile gene de m.138’in sunmuş olduğu imkânlardan yararlanabilir.
- Edimlerin dengesindeki değişiklik sözleşme yapılırken öngörülemeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumdan ileri gelmelidir. Örneğin; savaş, ekonomik kriz, devalüsyon, doğal afetler, ithalat veya ihracat yasakları gibi.
- Aşırı ifa güçlüğü yaratan olgu borçludan kaynaklanmamalıdır. Burada borçlunun kusurundan değil riziko alanından kaynaklanmama şartını aramak gerekir. Edimler henüz ifa edilmemiş veya borçlu aşırı ifa güçlüğünden doğan haklarını saklı tutarak ifada bulunmuş olmalıdır. Aşırı ifa güçlüğü yaratan duruma rağmen haklarını saklı tutmadan edimini ifa eden borçlu, sonradan TBK 138’e dayanmasını dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edecek şekilde ileri süremez.
- TBK m. 138’in Hükümleri