Skip to main content

Yoldaş Hukuk

Evlenmenin Şartları ve Butlan Sebepleri

  1. Genel Olarak
Evlilik, tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşan(TMK 142 c.2) bir hukuki işlemdir. Evlenmenin hukuki niteliği tartışmalı olmakla birlikte Türk hukukunda baskın görüş evlenmenin bir aile hukuku sözleşmesi olduğu şeklindedir. Evlilik, Medeni Kanun’un Aile Hukuku kitabında düzenlenen ve sıkı kurallara tabi kılınmış bir kurumdur. Evlenmenin kurucu unsurları; TBK m. 134’den anlaşılacağı üzere evlenecek kişilerin farklı cinsten olması gerekmektedir. Aynı cinsten iki kişinin evlenmeleri bizim hukukumuz bakımından kabul edilmemiştir. Ayrıca evlendirme işleminin yetkili memur huzurunda yapılması gerekmektedir. TMK 134/2’ye göre, evlendirme memuru, belediye bulunan yerlerde belediye başkanı veya bu işle görevlendireceği memur, köylerde muhtardır. İrade beyanlarının kendisi gibi memur huzurunda beyanların açıklanması da kurucu unsurdur, eksikliği halinde evlenme yoklukla maluldür. Örneğin imam nikahı evlilikler hukuk âleminde hiç doğmaz, yoktur. Son olarak belirtmek gerekir ki, evlenme kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan, bu hak evlenecek kişi tarafından bizzat huzurda kullanılmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2004/1066, K. 2004/2274 sayılı kararında ‘Davacının Saim Ö. ile 1978 yılında gayrı resmi olarak evlendiklerini belirterek…Evlenme akdine dayanmadan birleşen davacı Hefzi B. ile Saim Ö. arasında geçerli bir nikah akdi meydana gelmediği halde Saim’in ölümünden sonra ikisi arasında nikahın sübutuna karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.’ Söz konusu karardan da anlaşılacağı gibi evlenme resmi memur huzurunda yapılmalı ve her iki tarafın da hazır bulunup evlenmeye yönelik irade açıklamasında bulunması gerekir.
  1. Evlenmenin Şartları
  2. Evlenme yaşı ikiye ayrılarak düzenlenmiştir. TMK 124’de olağan evlenme yaşı 17, olağanüstü evlenme yaşı ise 16 olarak belirlenmiştir. Ancak 17 yaşındaki bir birey veli veya vasisinin, 16 yaşındaki bir birey ise hakimin izni ile evlenebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2015/3626 K. 2015/9331 sayılı kararında “… Hakim tarafından evlenme izni verilebilmesi için on altı yaşını doldurmuş olmak koşulunun yanı sıra olağanüstü durumların ve pek önemli bir nedenin varlığı zorunludur. Tarafların birlikte olup, karı koca gibi yaşamalarının, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 124. maddesinde de belirtilen olağanüstü durum olarak kabulüne imkan bulunmamaktadır. ” görüldüğü üzere, sırf karı koca gibi yaşamayı olağanüstü ve pek önemli bir sebep kabul etmemektedir.
  1. TMK 125 ayırt etme gücüne sahip olmayanların evlenemeyeceğini kabul etmiştir. Ayırt etme gücü nisbi bir kavram olduğundan burada tespiti gereken evliliğin anlam ve amacını anlayabilecek bir kimsenin olmasıdır.
  2. Evliliğin sakıt olmaması için herhangi bir evlenme engelinin bulunmaması gerekir. Bunlar TMK 129-133 arasında sınırlayıcı olarak sayılmıştır.
  3. Kesin Evlenme Engelleri
  4. Hısımlık
Kan hısımlığı bakımından altsoy, üstsoy için sınırsız, yansoy için ise üçüncü derece yansoy hısımları(teyze, hala, dayı, amca, yeğen) ile sınırlı bir yasak getirilmiştir. Kayın hısımlığı bakımından ise, hısımlığı kuran evlilik sona erse bile, eski eşlerden biri diğerinin üstsoy ve altsoyu ile evlenemez. Görüldüğü üzere yansoy kayın hısımları ile evlenme hususunda bir engel yoktur. Kişiler arasında bir evlatlık ilişkisi bulunması da evlenme engelidir. TMK 129 b.3’e göre, ‘Evlat edinen ile evlatlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında’ evlenme yasaktır.
  1. Sona ermemiş önceki evlilik
Evlenmenin bir diğer şartı da evlenmek isteyen kişinin önceki evliliğinin sona ermiş olmasıdır ve TMK m.130’da ifade edilmiştir. Evlenmek isteyen kişi önceki evliliğinin sona ermiş olduğunu ispat yükü altındadır(HMK 190). Bunun ispatı ise örneğin; evlilik ölümle sona ermişse ölüm belgesi, boşanma ile sona ermişse buna ilişkim kesinleşmiş mahkeme ilamı başvuru sırasında sunulmalıdır.
  1. Akıl Hastalığı
Bahsi geçen akıl hastalığı ayırt etme gücünü ortadan kaldırmayan boyutta bir akıl hastalığıdır. Zira ayırt etme gücü yoksa evlenme ehliyeti yoktur, kişi tam ehliyetsizdir. TMK 133’e göre, ‘Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler’.
  1. Kesin Olmayan Evlenme Engelleri
  2. Bekleme Süresi
TMK 132/1’e göre yeniden evlenmek isteyen kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün(azami gebelik süresi) geçmedikçe evlenemez. Bu düzenlemenin amacı nesep(soy bağı) karışıklığını önlemektir. Söz konusu süre evliliğin ölümle sona ermesi halinde ölüm tarihinden, boşanma veya iptal ile sona ermişse kararın kesinleşmesi ile işlemeye başlar. Süre kadının doğurması ile kendiliğinden, kadının gebe olmadığını ispatlaması veya eski kocası ile evlenmek istemesi halinde ise hakim kararı ile ortadan kalkar.
  1. Bazı Bulaşıcı Hastalıklar
Umumi Hıfzısıhha Kanunu frengi, belsoğukluğu, yumuşak şankr ve cüzzam gibi bulaşıcı hastalıkları bulunanların iyileştikleri veya bulaşma riski olmadığı belgelenmedikçe evlenemeyeceğini ifade etmiştir.
  • Evlenmenin Butlanı
Evlenmenin butlanı, kurucu unsurlarında bir eksiklik bulunmadığından kurulan ancak kanunen geçerli kabul edilebilmesi için bulunması gereken unsurlarda veya tarafların iradelerinde bir sakatlık bulunması halidir. Butlan halleri kanunda mutlak ve nisbi butlan şeklinde ikiye ayrılarak düzenlenmiştir.
  1. Mutlak Butlan Sebepleri(TMK 145)
  2. Eşlerden birinin evlenme sırasında evli olması
  3. Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması
  4. Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığının bulunması
  5. Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/14764, K.2014/2 sayılı kararı ‘Davalı Türkan S. temyiz dilekçesinde Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesinde nüfus kayıt tashihi davası açtığını belirtmiştir. Davalı tarafından açıldığı belirtilen nüfus kayıt tashihine ilişkin dava evlenmenin butlanı davasının sonucunu etkileyeceğinden, mahkemece; nüfus kayıt tashihine yönelik davanın bekletici sorun yapılması ve bu davada hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.’ Evlenmeye engel bir hısımlığın mevcudiyeti iptal kararı verilebilmesi için şart olduğundan, görüldüğü üzere bunun doğru bir şekilde tespiti önem arz etmektedir.) Mutlak butlan sebepleri kanunda sınırlayıcı olarak sayılmıştır ve kesin evlenme engellerini karşılamaktadır. ‘ Evlenme ehliyetine sahip olmak koşuluyla gerek ülkemizde gerek dünyadaki diğer ülkelerde evlenme yaşı için üst sınır belirlenmemiştir. Başka bir evlenme engeli bulunmaması koşuluyla kişi isterse 100 yaşına dahi gelmiş olsa evlenebilir. Somut olayda S. Ö. evlenme tarihinde 84 yaşında olup evlenmeye engel derecede akıl hastalığının bulunduğu veya evlenme sırasında sürekli ayırt etme gücünden yoksun olduğu kanıtlanamamıştır… Yargıtay’ın uygulamasına göre evlenmedeki amaç farklı olsa bile geçerli olarak kurulmuş evliliğin muvazaa sebebiyle iptali istenemez.’(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2014/13520, K. 2014/15668) Söz konusu davada 84 yaşına gelmiş bir kişinin evliliğinin geçersiz olması gerektiği ileri sürülmüştür. Yargıtay ise, yaşı nazara alarak evliliğin butlanını gerektirecek bir akıl hastalığını veya ayırt etme gücünden yoksunluğu gösteren kanıt olmadığından ve butlan sebeplerinin sınırlı olduğundan hareketle hükmü onamıştır. Benzer şekilde butlan sebeplerinin sınırlılığı ile ilgili Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin E.2009/16481, K.2010/19524 sayılı kararı da şu şekildedir: ‘…davacı Aybike ile davalı Tolgahan’ın taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince, Aybike’yi kaçıran ve bu nedenle cezaevinde olan Tolgahan’ın ceza almasını engellemek amacıyla evlendikleri; tarafların hiç bir araya gelmediği anlaşılmaktadır. Tarafların evlenmelerine rağmen bir araya gelmemesi Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen evlenmenin iptali şartları arasında düzenlenmediği halde, davanın kabulü ile evliliğin iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup; kararın bozulmasını gerektirmiştir.’ Görüldüğü üzere evlilikten sonra bir araya gelmemiş olmak evliliğin iptaline gerekçe değildir.
  1. Nisbi Butlan Sebepleri(TMK 148-151 ve 153)
  2. Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk. Örneğin bir kimsenin sadece evlenme töreni sırasında(sarhoşluk, uyuşturucu madde etkisi) ayırt etme gücünden yoksun olması.
  3. İrade Sakatlıkları
  4. Yanılma: Kişinin evlenmeyi düşünmemesine rağmen evlenmesi, evlenmeyi düşünmediği bir kimse ile evlenmesi ve eşin onunla yaşamayı kendisi için çekilmez hale sokacak derecede önemli bir niteliğinde yanılma halleri sınırlı olarak sayılmıştır. Örneğin bir kimsenin tiyatro oyunu sahnelediğini düşünerek evlenme iradesi açıklaması, A ile evlenmek isterken ikizi B ile evlenmeye ilişkin irade beyanı açıklanması, cinsi organda anormallik gibi(bu yanılma sebebi her somut olayda aksini gösteren delillerle savuşturulabilir niteliktedir.).
  5. Aldatma: Eşin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye rıza olma veya davacının veya alt soyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse. Bunlardan birinin varlığı halinde birlikte yaşamanın çekilmez hale gelip gelmediğinin araştırılmasına gerek yoktur sadece evlenme ve aldatma arasında illiyet bağı bulunması yeterlidir.
Davalı kadının evlilik öncesi “prematüre over yetmezliği” rahatsızlığını eşinden gizlemesi, eşini sağlığı konusunda yanıltması ve aldatması, davacının bu sebeple güveninin sarsılmış olması Türk Medeni Kanununun 149 ve 150. maddelerinde düzenlenen nispi butlan sebeplerini oluşturabilir.(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/8975, K. 2012/28580)
  • Korkutma: Diğer eşin şahsına ya da bir yakınının hayatı, sağlığı, namusu ya da onuruna yönelmiş veya ağır ve pek yakın bir tehlikeye yönelik korkutmanın bulunması. Örneğin ‘benimle evlenmezse anneni öldürürüm(yakının hayatına yönelik bir korkutma)’ veya ‘eğer benimle evlenmezsen doğan ilk ikinci çocuğunu öldürürüm(zira uzak bir zamana yönelik korkutma)’
  1. Yasal temsilcinin izninin bulunmaması. Yasal temsilcisinin izni bulunmadan evlenmiş olan küçük veya kısıtlıların evliliklerinin iptali için yasal temsilci nisbi butlan davası açabilir. Ancak TMK 153/2’ye göre bu suretle evlenen kişi sonradan on sekiz yaşını doldurur, kısıtlı olmaktan çıkar veya karı gebe kalırsa evlenme iptal edilemez.
  1. Butlan Davaları
Butlan davaları niteliği gereği birer bozucu yenilik doğuran davalardır ve evlilik bağı ileriye etkili olarak çözülür. Kararın kesinleşmesine kadar geçerli bir evlenmenin tüm sonuçları hukuk âleminde doğar. Yukarıda yer verilen butlan sebeplerinden birinin bulunması halinde, açılacak davada davacı ve davalı sıfatları farklılık gösterecektir. Mutlak butlan sebepleri kamu düzeninden olduğundan davayı Cumhuriyet Savcısı(yükümlülük) re’sen açabileceği gibi ilgisi olan herkes(yetki) de dava açabilir. Davacı ise, Savcı ve ilgililer tarafından açılan davada eşlerdir(ölümleri halinde mirasçıları). Nisbi butlan davasında davacı, yasal temsilcinin izninin bulunmaması hukuki sebebine dayanılması hali dışında eşlerden biridir. İlgililer veya mirasçılar bu davayı açamaz. Dava eşlerden biri tarafından açılıyorsa diğer eş, yasal temsilci tarafından açılıyorsa her iki eş de davalıdır. Butlan davaları bakımından boşanma davasına yollama yapılmıştır(TMK 160). Bundan hareketle yetkili mahkemenin TMK 168’de ifade bulan mahkeme olduğu söylenmelidir. Buna göre, ‘Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.’ Ancak davayı eşler değil de Savcı, ilgililer veya yasal temsilci açacaksa yetkili mahkeme HMK m.6 gereğince ‘davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Görevli mahkeme ise, Aile Mahkemeleridir. Davanın mutlak butlan, olmadığı takdirde boşanma istemine ilişkin olduğu göz önüne alındığında; her ne kadar davalının evlilik tarihinden sonra “akıl hastalığı” sebebiyle kısıtlandığı sabit ise de “evlenme töreni” sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunup bulunmadığı veya evlenmeye engel derece akıl hastası olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ehliyetsiz olduğu iddia edilen kişiye ait askerlik belgeleri, tüm doktor raporları, hasta gözlem ( müşahede ) kâğıtları, film grafileri ve reçeteler eksiksiz getirtilerek davalının “evlenme tarihinde” sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunup bulunmadığı veya evlenmeye engel derece akıl hastası olup olmadığı hususunun Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor alınmak suretiyle tespiti; bu doğrultuda mutlak butlan sebebi mevcutsa kamu düzeni düşüncesi ile herhangi bir süreye tabi olmayan bu davanın kabulü, aksi hâlde davacının ikinci kademe isteği olan boşanma davası yönünden delillerin değerlendirilmesi olmalıdır.’ (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı E. 2017/2-2672, K. 2018/1717) Söz konusu kararda terditli bir dava açılmış ve kamu düzenine ilişkin olan mutlak butlan sebebinin ispatı halinde evliliğin iptali, bu mümkün olmazsa da boşanmaya karar verilmesi istenmiştir. Yani usuli yönde buna bir engel bulunmamaktadır(HMK111).
Paylaş: