İşçi İşveren Arasındaki Rekabet Yasağından Doğan Davalarda Görevli Mahkemede Belirlilik: Asliye Ticaret Mahkemesi.
12/09/2025 Tarih ve 33015 Sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanan 2023/1 Esas, 2025/3 Karar ve 13.06.2025 Tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile Türk Borçlar Kanunu’nun 444-447. maddelerinden kaynaklanan rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır.
Bilindiği üzere Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin kapatılmasından sonra 9. Hukuk Dairesi, işçi işveren arasındaki rekabet yasağından doğan davalarda iş mahkemelerinin görevli olduğuna karar verirken; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ise, ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yönünde kararlar vermiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun da her iki yönde de kararları mevcutsa da son içtihatlarına bakıldığında görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğuna hükmettiği görülmektedir.
İşçi işveren ilişkisinden kaynaklanan rekabet yasağına aykırılık sebebiyle çıkan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin tespiti konusunda gerek Yargıtay 9. ve 11. Hukuk Dairelerinin kararları arasında gerekse Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kendi kararları ve ilgili dairelerin kararları arasında bir çelişki mevcuttu. İşbu çelişki halihazırda mevcut ve aynı zamanda muhtemel uyuşmazlık tarafları için hukuki güvenliği zedeleyen bir durum meydana getirmekteydi. Aynı zamanda hak arama özgürlüğünde de bir zorluk anlamına gelen bu durumun giderilmesi için içtihatları birleştirme başvurusunda bulunulmuştur.
İçtihadı birleştirme kararında 6012 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, önceki kanun-sonraki özel kanun bakımından değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Kararda TTK’nın ticari hayatı düzenleyen özel bir kanun olduğu, bununla birlikte İş Mahkemeleri Kanunu’nun da işçi işveren arasındaki uyuşmazlıklardan doğan hukuki sorunların çözümünde ihtisaslaşmış bir mahkemenin temelinin atıldığı özel bir kanun olduğu vurgulanmıştır. Her ne kadar İş Mahkemeleri Kanunu’nun TTK’ya göre sonraki kanun niteliğinde olduğu üzerinde durulsa da hukuki mesele ilgili Kanunun 5. maddesinin TTK’nın 5. maddesindeki “Aksine hüküm bulunmadıkça” ifadesi karşısında anlam ifade edip etmediği noktasında ele alınmıştır.
Yukarıda bahsi geçen noktalar bakımından değerlendirme yapılan kararda, İş Mahkemeleri Kanunu madde 5/1’de, TBK’nın İkinci Kısım Altıncı Bölümü’nde düzenlenen hizmet ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda iş mahkemelerinin görevli olduğu, bu kanun hükmü ile iş ilişkisine ilişkin genel bir düzenleme yapma amacını taşıdığı bu sebeple aynı maddede TTK madde 4/1-c hükmünün aksine bir düzenleme bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İş Mahkemeleri Kanunu madde 5/1 hükmünden, TTK’de düzenlenen rekabet yasağına ilişkin uyuşmazlıklarda iş mahkemesinin görevli sonucunun çıkarılamayacağı yorumu yapılmıştır. Kaldı ki, TBK’nin İkinci Kısım Altıncı Bölümü’nde genel hizmet sözleşmeleriyle ilgili elli beş madde bulunmakla birlikte TTK’nın 4/1-c maddesinde nokta atışı olarak 444-447 arasındaki rekabet yasağı sözleşmesine vurgu yapılmış olması sebebiyle, sonraki Kanun niteliğindeki İş Mahkemeleri Kanunu ile TTK’nın ilgili hükmünün zımnen ilga edildiği sonucuna varılamayacağı kabul edilmiştir.
İzah edilen sebep ve değerlendirmeler sonucunda Türk Borçlar Kanunu’nun 444-447. maddelerinden kaynaklanan rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.