Skip to main content

Yoldaş Hukuk

İşçinin ölümü halinde işverenin kanunen yapması gereken ödemeler nelerdir?

GİRİŞ

İş ilişkisinin sona ermesinin bir şekli de ölümdür. İş sözleşmesi niteliği itibariyle işçinin kişiliğine bağlı bir sözleşme olup işçinin ölmesi ile iş sözleşmesi sona ermektedir. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu[i] m.440) Ancak işverenin ölümü kural olarak iş ilişkisini sona erdirmeyip sözleşme işverenin yasal mirasçıları üzerinden devam etmektedir. (TBK m.441) Bu durumun bir istisnası ise sözleşmenin ağırlıklı olarak işverenin kişiliği dikkate alınarak kurulmasıdır. (TBK m.441/2) Böyle bir durumda işverenin ölmesi ile de sözleşme kendiliğinden sona erer. Hasta veya yaşlı olan işverenin bakımı işi için bakıcı ile yapılan iş sözleşmesi örnek verilebilir. Hasta veya yaşlı işveren ölünce sözleşme de sona erecektir. Bu tür durumlar daha istisnai olup sözleşmeler daha çok işçinin ölümü ile sona ermektedir. Bu halde işçinin ölümü halinde bu ölüme bağlı olarak işverenin yapması gereken ödemelerin neler olduğuna göz atmakta fayda vardır.

KANUNİ DÜZENLEMELER

İşçinin ölümü halinde işverenin ödeme yapması ile ilgili olarak mevzuatımızda üç ayrı düzenleme bulunmaktadır.

Öncelikle sözleşmenin feshedilmesi üzerine işçinin talep edebileceği alacaklar feshe bağlı alacaklar ve feshe bağlı olmayan alacaklar olarak ayrılmaktadır. Feshe bağlı alacaklarsa ihbar tazminatı, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin ücretidir.

İhbar tazminatı açısından bakılırsa; belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin sözleşmesi feshedilmeden önce eğer derhal fesih hakkı yoksa 4857 sayılı İş Kanunu[ii] 17. maddesi uyarınca işveren tarafından işçinin kıdemine göre belirlenecek bir süre öncesinden durumun işçiye bildirilmesi gerekmektedir. İşveren bu süreyi beklemek istemiyorsa bu süreye tekabül eden ücreti peşin olarak işçiye ödemelidir. Süre beklenmeden veya ücret ödenmeden sözleşme derhal feshedilirse işçinin ihbar tazminatı talep hakkı olur. Ancak ölüm halinde Kanun’un ifadesi ile sözleşme kendiliğinden sona ereceği için haliyle bir bildirim süresi olması mümkün değildir.  Bu nedenle ölüm halinde ihbar tazminatı istenemez.

Kıdem tazminatı açısından halen yürürlükte olan 1475 sayılı mülga İş Kanunu[iii] 14. maddesi işçinin ölümü halinde kıdem tazminatının akıbetini düzenlemiştir. Buna göre ölüm ile son bulan iş sözleşmesi nedeniyle en az bir yıl çalışmış olması şartıyla işçi adına doğan kıdem tazminatı kanuni mirasçılarına ödenecektir. Kanunun ifadesi şu şekildedir: “İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir.”

Yıllık izin ücreti açısından baktığımızda ise kural yıllık izinlerin işçi çalışırken kullandırılmasıdır. Ancak sözleşmenin sona ermesi halinde kullanılmayan yıllık izinlerin ne olacağına dair düzenlemeyi İş Kanunu 59. maddesi yapmıştır. İlgili hükümde ”İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir.demektedir. Bu doğrultuda ölüm ile sona eren sözleşme kapsamında işçinin kullanmadığı yıllık izinleri varsa bunlara dair ücretler hak sahibi olarak mirasçılarına ödenmesi gerekmektedir.

İşçinin ölümü üzerine ödeme yapılmasına ilişkin diğer bir hal ise TBK’dan kaynaklanmaktadır.

Kanun’un 440. Maddesi der ki “Sözleşme, işçinin ölümüyle kendiliğinden sona erer. İşveren, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, ölüm gününden başlayarak bir aylık; hizmet ilişkisi beş yıldan uzun bir süre devam etmişse, iki aylık ücret tutarında bir ödeme yapmakla yükümlüdür.” Yani ölen işçinin geride bıraktığı eşi veya ergin olmayan çocuğu varsa 1 aylık ücreti kadar ödeme yapılacaktır ancak işçinin kıdemi 5 yıldan fazla ise 2 aylık ücreti kadar ödeme yapılacaktır. İşçinin ölüm anında eş veya ergin olmayan çocukları yoksa bu ödeme bakmakla yükümlü olduğu kişilere yapılacaktır.

Dikkat edilirse kanun mirasçılar terimini kullanmamıştır. Bu nedenle işçinin ölümü halinde eşi veya ergin olmayan çocuğu yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişi de yoksa işverenin bu ödemeyi miras hakkı olan örneğin kardeşine veya ergin çocuğuna yapması gerekmemektedir. Kanun koyucu ödemenin kimlere yapılacağını açıkça belirtmiş olup mirasçılar terimini veya hak sahipleri terimini kullanmamıştır.

Bunların dışında pek tabi ki işçinin ölüm gününe kadarki olan çalışması kapsamında hak ettiği ücret alacaklarının da miras hukuku kapsamında işçinin yasal mirasçılarına ödenmesi gerekmektedir. Örneğin ödenmemiş maaş, resmi tatil ücreti, haftalık izin ücreti, Agi gibi ücret kalemleri varsa işçinin ölümü halinde bu alacak hakları kaybolmayıp işçinin geride kalan yasal mirasçılarına ödenmelidir.

Yapılacak ödemenin her bir yasal mirasçıya miras payları oranında olması gerekmektedir. Bunu dikkate almayan bir mahkeme kararı Yargıtay tarafından düzeltilerek onanmıştır[iv]. Yargıtay kararında müteveffa işçinin alacaklarının mirasçılar arasında miras payları oranında taksim edilmesi gerektiğine vurgu yapmıştır.

SONUÇ

Görüleceği üzere işçinin ölümü üzerine işverenin ödemesi gereken alacak kalemleri işçinin en az bir yıl çalışmış olması şartı ile öncelikle kıdem tazminatı ve kullandırılmamış yıllık izin ücretidir. Hak edilip ödenmemiş ücretler varsa bunların da yasal mirasçılara ödenmesi gerekir. İhbar tazminatı ise niteliği gereği ölüm ile sona eren bir iş sözleşmesi açısından gündeme gelmeyecektir.

Bu alacak kalemleri yasal mirasçılara ödenecektir. Bunlar dışında işverenin TBK 440. Maddesi uyarınca eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, ölüm gününden başlayarak bir aylık; hizmet ilişkisi beş yıldan uzun bir süre devam etmişse, iki aylık ücret tutarında bir ödeme yapmak yükümlülüğü vardır.

[i] Yayımlandığı Resmi Gazete : Tarih : 4/2/2011 Sayı: 27836. Kısaca TBK olarak anılacaktır.

[ii] Yayımlandığı Resmî Gazete : Tarih : 10/6/2003 Sayı: 25134 Kısaca iş K. olarak anılacaktır.

[iii] Yayımlandığı Resmi Gazete : Tarih : 1/9/1971 Sayı : 13943

[iv] Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E. 2017/12453 K. 2018/10729 T. 4.5.2018

Paylaş: