Ana içeriğe atla

Yoldaş Hukuk

İŞYERİNDE ALKOL VEYA YASAKLI MADDE KULLANMANIN HUKUKİ SONUÇLARI

Giriş:

İş yaşamı, hem işverenler hem de işçiler için belirli hak ve yükümlülüklerin karşılıklı güven esasına dayalı olarak yürütüldüğü yasal bir zemindir. İş hukukunun temel amaçlarından biri üretimin devamlılığını sağlamak olduğu kadar, iş sağlığı ve güvenliğini (İSG) en üst düzeyde korumaktadır. İşyerinde alkol, uyuşturucu veya uyarıcı mahiyetteki yasaklı maddelerin kullanımı, yalnızca bireysel bir bağımlılık ya da tercih meselesi olmayıp iş akışını bozan, iş güvenliğini doğrudan tehlikeye düşüren ve iş hukukunda en ağır yaptırımlara bağlanan ciddi birer kusurdur. Birçok işçi ve işveren, işyerinde alkol veya madde kullanımının tespiti, yasal yaptırımları, tazminat hakları ve ihbar süreleri konusunda eksik bilgilere sahiptir. Bu makalemizde, iş hukukunda alkol veya yasaklı madde kullanımının sonuçlarını, 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri ve emsal Yargıtay kararları ışığında detaylı bir şekilde ele alıyoruz.

  1. İş Kanunu Bakımından İşyerinde Alkol ve Madde Kullanımı

4857 sayılı İş Kanunu, işçinin işyerinde alkol veya uyuşturucu madde kullanmasını ya da işyerine bu maddelerin etkisi altında gelmesini çok açık yaptırımlara bağlamıştır. Kanunun “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlıklı 25. maddesinin II. fıkrasının (d) bendi tam olarak bu durumu düzenlemektedir. İlgili hükme göre; “İşçinin, işverenden izin almaksızın işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması” ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller arasında sayılmıştır.

Bu madde kapsamında, belirtilen fiillerden herhangi birini işleyen bir işçinin iş sözleşmesi, işveren tarafından ihbar süresi tanınmaksızın ve en önemlisi kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeksizin derhal (haklı nedenle) feshedilebilir. Burada kanun koyucu, işçinin sadece işyerinde bu maddeleri tüketmesini değil, dışarıda tüketip işyerine bu maddelerin bariz etkisi (sarhoşluk veya uyuşukluk) altında gelmesini de aynı ağırlıkta bir kusur olarak kabul etmiştir.

Kritik Yasal Bilgi: İş Kanunu 25/II-d uyarınca, işyerinde alkol/madde kullanılması ya da işe sarhoş/madde etkisi altında gelinmesi durumunda işveren işçiyi tazminatsız ve ihbarsız derhal işten çıkarabilir. İşçinin kıdemi ne olursa olsun tazminat hakkı düşer.

  1. İstisnalar Nelerdir? Alkol Kullanımının Yasak Olmadığı Durumlar

İş Kanunu’nun 84. maddesi, işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmeyi ve işyerinde bu maddeleri kullanmayı genel olarak yasaklamakla birlikte, bazı istisnai durumları da açıkça düzenlemiştir. Kanuna göre aşağıdaki hallerde alkollü içki kullanılması haklı fesih nedeni oluşturmaz:

  • Alkollü içki yapılan işyerlerinde çalışan ve işin gereği olarak üretimi denetlemekle görevlendirilen işçiler,
  • Açık kapalı kaplarda veya sulandırılmış olarak alkollü içki satılan veya tüketilen işyerlerinde (restoran, bar, otel vb.) işin gereği alkollü içki içmek zorunda olan işçiler,
  • İşverenle birlikte veya işverenin açık izni, bilgisi ve organizasyonu dahilinde düzenlenen iş toplantıları, iş yemekleri, kokteyller veya şirket kutlamalarında alkol alan işçiler.

Ancak bu istisnai durumlarda dahi işçinin kendisine verilen işi aksatacak, iş güvenliğini tehlikeye düşürecek veya işyerindeki huzuru bozacak seviyede ölçüsüz alkol tüketmesi, genel ahlak kuralları çerçevesinde yine de disiplin cezalarına veya geçerli/haklı fesih süreçlerine konu edilebilir.

  1. İşverenin İspat Yükümlülüğü: Alkol ve Madde Kullanımı Nasıl Kanıtlanır?

İş hukukunda genel kural gereği, haklı fesihte bulunan taraf (yani işten tazminatsız çıkaran işveren) feshin haklı nedene dayandığını somut delillerle ispat etmek zorundadır. Sadece “bu işçi alkollü gibi davranıyordu” şeklinde soyut bir iddia, olası bir işe iade veya tazminat davasında mahkemeler tarafından kabul edilmemektedir. İşverenin haklı fesih işleminin hukuka uygun sayılması için şu somut adımları atması gerekir:

  • Görgü Tanıkları ve Tutanak: Olay anında işçinin durumunu (konuşmada bozukluk, denge kaybı, alkol kokusu vb.) gören en az iki işyeri çalışanı veya amir ile birlikte durum gecikmeksizin tutanağa bağlanmalıdır.
  • Savunma Talep Edilmesi: İşçiden olayla ilgili yazılı savunması talep edilmelidir. İşçinin savunma vermekten kaçınması durumunda bu kaçınma hali de tutanak altına alınmalıdır.
  • Alkolmetre veya Tıbbi Testler: İşyeri hekimi gözetiminde alkolmetre ölçümü yapılması veya işçinin rızası alınarak en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilerek kan/idrar testi alınması en güçlü delildir. Ancak işçi tıbbi test yaptırmaktan zorla alıkonulamaz.
  • Kamera Kayıtları ve Mesajlar: İşyerindeki uygunsuz davranışları gösteren güvenlik kamerası kayıtları veya işçinin iş saatlerinde alkol/madde kullanımına dair gönderdiği yazılı itiraflar/mesajlar da delil niteliğindedir.

İşçinin Alkol Testini Reddetmesi Durumu

Yargıtay kararlarına göre, işyerinde alkollü olduğundan şüphelenilen bir işçinin alkolmetreye üflemeyi veya hastaneye gitmeyi haklı bir gerekçe sunmaksızın reddetmesi, tanık beyanları ve tutanaklarla desteklendiği takdirde işveren lehine bir karine oluşturur. Yani işçi hem şüpheli davranışlar sergileyip hem de testi reddediyorsa, işverenin feshi haklı kabul edilebilmektedir.

  1. Yargıtay’ın Alkol ve Madde Kullanımına Yaklaşımı (Emsal Kararlar)

Yargıtay Hukuk Daireleri, işyerinde alkol ve uyuşturucu madde kullanımı konusunda oldukça katı kararlar vermektedir. Yargıtay kararlarında öne çıkan iki temel kriter şudur:

  1. Yasaklı Maddelerde (Uyuşturucu) Tek Bir Sefer Bile Yeterlidir: Söz konusu uyuşturucu veya uyarıcı madde olduğunda, miktar veya işe etki oranına bakılmaksızın, işçinin işyerinde bu maddeyi bulundurması, kullanması veya işe bu şekilde gelmesi doğrudan tazminatsız haklı fesih nedenidir. Bağımlılık derecesi veya işin aksayıp aksamadığı tartışılmaz.
  2. Alkollü Araç Kullanan Şoförler: Özellikle kurumsal araç kullanan şoförler, kuryeler veya iş makinesi operatörlerinin mesai saatleri içinde yasal sınırın altında bile alkol almış olmaları, işin niteliği gereği mutlak bir haklı fesih sebebidir. Çünkü bu durum doğrudan can ve mal güvenliğini tehlikeye atmaktadır.
  3. Haklı Fesih Süreci ve 6 Günlük Hak Düşürücü Süre

İş Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca, işyerinde alkol veya madde kullanımı gibi ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı durumlara dayanarak iş sözleşmesini feshetmek isteyen işveren için bir süre sınırı konulmuştur. İşveren, bu tür bir olayın meydana geldiğini ve failini öğrendiği günden itibaren 6 iş günü içinde fesih hakkını kullanmalıdır. Olayın üzerinden her halükarda 1 yıl geçtikten sonra bu nedene dayanarak fesih yapılamaz. 6 iş günlük sürenin kaçırılması halinde, işverenin tazminatsız fesih hakkı düşer; bu aşamadan sonra yapılacak fesihler haksız fesih sayılacağından işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanır.

  1. İşveren Tarafından Düzenlenecek Haklı Nedenle Fesih İhbarı Örneği

Aşağıdaki şablon, işyerinde alkol veya madde kullanımı sabit olan işçinin iş akdinin tazminatsız feshedildiğini bildirmek amacıyla işveren veya vekili tarafından noter kanalıyla gönderilmesi gereken ihtarname örneğidir:

 

[İlgili Noterlik Makamına]

İHTAR EDEN (İŞVEREN): [Şirket Unvanı / İşveren Adı Soyadı]

VEKİLİ: [Avukat Adı Soyadı, Baro Bilgileri]

MUTAHAP (İŞÇİ): [İşçinin Adı Soyadı, T.C. Kimlik Numarası, Adresi]

KONU: İş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d maddesi uyarınca HAKLI NEDENLE, TAZMİNATSIZ VE DERHAL FESHİ iharıdır.

AÇIKLAMALAR:

Sayın Muhatap, şirketimiz bünyesinde […] tarihinden bu yana […] pozisyonunda görev yapmaktasınız.

[Olay Tarihi] tarihinde gerçekleştirilen mesai saatleri içerisinde, işyerinde görev başında bulunduğunuz esnada alkol/yasaklı madde aldığınız, sergilediğiniz dengesiz hareketler, konuşma bozuklukları ve çevreye verdiğiniz rahatsızlık ile tespit edilmiştir. Durum, işyeri yetkilileri ve amirleriniz tarafından yerinde incelenmiş, ekte sunulan […] tarihli görgü tanığı tutanağı ve işyeri hekimi ön raporu ile imza altına alınmıştır.

Bu eyleminiz, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II. fıkrasının (d) bendinde yer alan ‘İşçinin, işverenden izin almaksızın işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması’ hükmüne açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Bu durum işyerindeki iş sağlığı ve güvenliğini, üretim disiplinini ve karşılıklı güven ilişkisini tamamen ortadan kaldırmıştır.

Bu haksız ve hukuka aykırı eyleminiz sebebiyle, iş sözleşmeniz [Fesih Tarihi] tarihi itibariyle İş Kanunu 25/II-d maddesi uyarınca HAKLI NEDENLE, DERHAL VE TAZMİNATSIZ OLARAK FESHEDİLMİŞTİR. Kıdem ve ihbar tazminatı haklarınız oluşmadığından tarafınıza herhangi bir tazminat ödemesi yapılmayacaktır. Şirketimize ait uhdenizde bulunan her türlü araç, gereç ve ekipmanı eksiksiz olarak devretmeniz hususunu ihtar ederiz.

İhtar Eden İşveren / Vekili
[İmza / Kaşe]

Sonuç

İşyerinde alkol veya yasaklı madde kullanımı, iş hukukunda tolerans gösterilmeyen ve işçinin tüm tazminat haklarını kaybetmesine yol açan en ağır ihlallerden biridir. İşverenlerin fesih sürecinde 6 iş günlük hak düşürücü süreye riayet etmesi ve somut delillerle (tutanak, tanık, rapor) süreci yönetmesi hayati önem taşır. İşçilerin ise haksız bir suçlamayla karşı karşıya kalmaları durumunda derhal yasal haklarını korumak üzere hukuki yollara başvurması gerekir. Bu tür hassas ve ciddi sonuçları olan iş hukuku uyuşmazlıklarında hak kaybına uğramamak adına uzman bir İş Hukuku Avukatından profesyonel danışmanlık alınması önemle tavsiye edilir.

Paylaş:

Yoldaş Hukuk Burs Başvurusu

Üniversite Öğrencileri İçin
Burs Başvuruları Başladı

Yoldaş Hukuk Bürosu Üniversite Öğrencileri Burs Programı kapsamında başvurular alınmaya başlanmıştır. Başvuru koşullarını inceleyerek burs programına başvurabilirsiniz.