Sağlık Sebebiyle Yapılan Fesihlerde Savunma Alınması Gerekir Mi?
Geçerli nedenle fesih halinde uygulanacak olan 4857 sayılı İş Kanunu 19. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır. Yine İş Kanunu 25. maddesinin son fıkrası uyarınca işçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Dikkat edilirse 25/son fıkra hükmünde 19. maddeye atıf yapılmamıştır.
Ortaya çıkan çelişkili durum Yargıtay kararlarına da yansımış ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi[1] 19/2 hükmünde yer alan 25/II bendine göre yapılacak fesihlerin saklı olduğu ibaresine dayanarak diğer haklı nedenle fesih hallerinde ve özellikle sağlık sebebiyle yapılan haklı nedenle fesih hallerinde savunma alınması gerektiğini belirterek savunma alınmaması halinde feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar vermiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi[2] ise 25/son fıkra hükmünde 19. maddeye atıf yapılmamasına dayanarak haklı nedenle feshin hiçbir türünde savunma alınması gerekmediğini belirterek sırf savunma alınmamasının sağlık sebebiyle yapılacak feshi etkilemeyeceğine ve işe iade taleplerinin reddine karar vermiştir.
Görüleceği üzere daireler sağlık sebebiyle yapılacak fesihlerde savunma alınması gerekip gerekmediği yönünde içtihat farklılığına düşmüş olup içtihatların birleştirilmesi ihtiyacı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun E. 2017/9 K.2018/10 nolu ve 19.10.2018 tarihli kararı ile giderilmiştir[3].
Söz konusu kararda iş hukukunda fesih ile ilgili kavramlar ve özellikle sağlık sebebiyle fesih kavramı öncelikle incelenmiş akabinde sağlık sebebiyle haklı nedenle fesih halinde savunma alınması gerekip gerekmediği hakkında öğreti görüşlerine yer verilmiştir. Esasen kararda konu tüm haklı nedenle fesihler için ele alınmış ancak en sonunda İş Kanunu 25. maddesinin birinci fıkrasının b bendi gereğince sağlık raporlarına dayanarak yapılacak derhal fesihlerde savunma alınmasının gerekli olmadığına karar verilmiştir. Bu yönüyle içtihat 22. Hukuk Dairesinin görüşü doğrultusunda birleştirilmiştir.
İçtihadı Birleştirme Kurulu bu kararına şu gerekçelere ulaşmıştır: Öncelikle Kanun’un 25. maddesinin son fıkrasında işçinin m.18,20 ve 21 kapsamında dava açabileceği belirtilmişken 19. maddeye atıf yapılmaması nedeniyle kanun koyucunun, haklı nedenle yapılan fesihlerde işçinin, sözleşmenin savunma alınmadan feshedilmesi sebebine dayanarak feshin geçersizliğini ileri süremeyeceğine hükmettiği belirtilmiştir. Akabinde savunma alınmasındaki amacın işçiden kaynaklanan fesih sebeplerinde işverenin gerçeğe ulaşmasının sağlanması, işçinin değiştirebileceği nitelikteki davranışları değiştirmesi, verimi ile ilgili olumsuzlukları düzeltmesi için ona imkan tanınması ve işverenin düşüncelerini etkileyerek onun fesihten vazgeçmesini sağlamak olduğu vurgulanarak savunma alınmasının şekli bir unsur olmadığı ifade edilmiştir. Bu nedenle işçiden kaynaklanmayan konularda işçiden savunma alınmasının gereksiz olduğu ifade edilmiştir. Böylece sağlık sebeplerinin işçinin davranışı ve verimi ile ilgili olmadığı, işçiden savunma alınmasının hem işçi hem işveren açısından bir önemi olmayacağı, alınan sağlık raporları sonucu bunun fiziki bir durum teşkil ettiği ve şekil şartının yerine getirilmesi dışında anlam taşımayacak olduğu ifade edilerek sağlık sebebiyle 25/I-b kapsamında yapılacak fesihlerde savunma alınmasının gerekli olmadığına karar verilmiştir. Kararda karşı oy da bulunmaktadır.
Bu doğrultuda artık işverenler İş Kanunu 25/1-b bendi kapsamında ihbar süresi + altı haftalık süreyi aşar şekilde sağlık raporu alması gerekçesi ile işçilerin sözleşmesini feshederken savunma almak zorunda değillerdir. Belirttiğimiz üzere her ne kadar kararın hüküm kısmında sadece İş Kanunu m.25/1-b bendinden bahsedilmişse de gerekçede tüm haklı nedenlerle fesih hallerinde savunma almanın gerekli olmadığına işaret edilmiştir.
Kararın tam metni için tıklayınız.
[1]Y. 9. HD E.2016/2983 K. 2017/510 T.23.01.2017; Y. 9 HD E. 2016/13617 K. 2017/8796 T.24.05.2017; Y. 9 HD E. 2016/6988 K.2017/3648 T.13.03.2017
[2]Y. 22 HD E.2012/2321 K.2012/16839 T.13.07.2012; Y.22 HD E.2013/10035 K. 2013/14132 T.11.06.2013; Y. 22 HD E.2016/29395 K.2016/27966 T.15.12.2016
[3]30769 sayılı ve 09.05.2019 tarihli Resmi Gazete