Genel Olarak Velayet, ana ve babanın, çocukları üzerinde gerçekleştirdiği bakım ve korumanın kendilerine tanımış olduğu hak, yetki ve yükümlülüklerine verilen addır. Görüldüğü gibi velayet ana ve babaya tanınmış sadece bir yetkiyi değil, çocuğun korunmasını sağlama şeklinde bir yükümlülüğü de içermektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 335 ve 351. maddeleri arasında düzenlenen velayet kurumu, anne ve babanın hem […]
Genel Olarak Bir toplumda bireylerin maddi, sosyal ve psikolojik olarak her açıdan sağlık içinde yaşamasını ortam hazırlamak Devlet’in en temel görevlerindendir. Bu görevin yerine getirilmesini sağlamak amacıyla Türk Ceza Kanunu’muzda uyuşturucu veya uyarıcı madde imali ve ticareti suçu, ‘kamunun sağlığına karşı suçlar’ başlığı altında TCK m. 188’de düzenlenmiştir. Koruduğu hukuki değer kamunun sağlığıdır. 6545 s. […]
Genel Olarak Taşınmaz mülkiyetinin konusu, Türk Medeni Kanunu’nun 704.maddesinde ‘1. Arazi, 2. Tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar, 3. Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölüm’ şeklinde tanımlanmıştır. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması genel olarak aslen-devren iktisap ve tescilden önce-sonra iktisap şeklinde sınıflandırılabilmektedir. Aslen kazanım, bir başkasının mülkiyetine dayanmaksızın gerçekleşirken, devren kazanım mülkiyetin bir kişiden […]
Genel Olarak Türk Borçlar Kanunu kira sözleşmesine ilişkin düzenlemelerinde genel olarak kiracının korunması ilkesinden hareket edilmiştir. Zira kiracı, kira konusu eşyaya mülk olarak sahip olma imkânına sahip olmayan kişidir. Hal böyle olunca kiracının korunması ilkesinin varlık sebebi daha kolay anlaşılır. Ancak özellikle konut ve çatılı iş yeri kiralarında, kiracının borca aykırılık teşkil edecek herhangi bir […]
Genel Olarak Kira sözleşmesi kullanım amacı güden akitlerdendir. Bu kullanım amacı, sözleşmede kiraya verenin kira konusu malın kullanımını sağlamak amacıyla kiracıya bırakılması şeklinde karşılık bulur. İvazlı bir sözleşme olmasının sonucu olarak da kullanımın devri karşılığında kiracı, belli bir bedel ödeme yükümlülüğü altına girer. Süreklilik arz eden kullanımın bırakılması borcunun karşılığını teşkil eden kira bedelinin ifası, […]
Genel Olarak Türk hukukunda temelini dürüstlük kuralından alan ahde vefa(pacta sund servanda) ilkesi sözleşmeler hukukunun saç ayağını oluşturur. Bunun anlamı ise, tarafların akdettikleri sözleşme hükümlerine sadık kalarak edimlerini ifa edecek olmalarıdır. Türk hukukunda genel olarak bu teorinin temelini oluşturduğu düşünülen uyarlamaya imkân veren kural, eski BK zamanında sadece özel hükümler arasında eser sözleşmesi bakımından düzenlenmişken, […]
Genel Olarak Taşınmaz mülkiyetinin konusu, Türk Medeni Kanunu’nun 704.maddesinde ‘1. Arazi, 2. Tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar, 3. Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölüm’ şeklinde tanımlanmıştır. Taşınmaz devri, esasında tapuda malik olarak görünen kişinin adının silinip aynı taşınmaz sayfasına başka birinin(yeni malikin) adının yazılmasıdır. Bu ise TMK 705’de teknik olarak tescilin […]
Genel Olarak Bir borçlunun borcunu kendi rızasıyla yerine getirmemesi halinde cebri yollardan borcun ifasına olanak sağlayan alan icra ve iflas hukukudur. İcra ve iflas sistemimize göre bir borçlu, borçlarından dolayı yalnızca kendi malvarlığı ile sorumludur. Bazen kişilerin malvarlığı değerlerinin pasifinin aktifinden fazla olması, yani borca batık olması mümkündür. İcra edilip haczedilebilir bir malvarlığı değeri olmayan […]
Genel Olarak Hakaret suçu, TCK’nın şerefe karşı suçlar başlıklı sekizinci bölümünün 125. maddesinde düzenlenmiştir. Sistematik olarak kanundaki yeri de göz önünde bulundurulduğunda kişinin onur, şeref ve saygınlığının korunması amacına hizmet ettiği görülmektedir. Nitekim bu suç kişinin hem kendi hem de üçüncü kişiler nezdinde değerini korumaktadır. Hakaret olarak nitelendirilebilecek içeriklerin isnat edilmiş olması ile suç tamamlanmaktadır. […]
Genel Olarak Miras hukukunda yasal mirasçılardan bazılarının miras bırakan ile arasında sıkı bir ailevi ilişkinin bulunduğu varsayımına dayanarak, miras bırakanın mülkiyet hakkının uzantısını ve serbestisini oluşturan ölüme bağlı tasarrufta bulunma iradesinin önünde kanundan doğan bir kısıtlama olarak saklı pay kurumuna yer verilmiştir. Söz konusu saklı payın korunmasını güvence altına almak içinde tenkis davası açma imkânı […]