Genel Olarak Boşanma, eşler arasındaki evlilik birliğinin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. Boşanma davası sebebiyle eşlerin uğrayabileceği birtakım zararlar olabilir. Söz konusu zararlar maddi olabileceği gibi manevi nitelikte de olabilir. Bu zararların mevcudiyeti TMK 174 çerçevesinde tazminat istemini haklı gösteriyorsa, boşanan eşlerin birbirinden tazminat talep edebileceğini söyleyebiliriz. Bir de boşanma ile evlilik birliğinin devamı sürecindeki standart […]
Genel Olarak Dönme ve Fesih Borçlar hukukuna hâkim olan ilkelerden en önemlisi ahde vefadır. İcap ve kabul ile kurulan bir sözleşmenin usulüne uygun şekilde ifa edileceğine ilişkin tarafların haklı bir güveni vardır. Örneğin ifa yeri ve ifa zamanının sözleşmede kararlaştırılması halinde ona uygun, buna yönelik bir kararlaştırma yoksa TBK’nin yardımcı hukuk kurallarına göre ifanın gerçekleştirilmesi […]
Genel Olarak Borcun en önemli kaynaklarından biri olan sözleşmeler, birer taahhüt işlemleridir. Taahhüt işlemi, kısaca tarafların birbirlerine karşı yapmayı, yapmamayı veya vermeyi borç bildikleri işlem olarak tanımlanabilir. Sözleşenlerin birbirlerine söz vermesinden ibaret olan bu işlemin Türk Borçlar Kanunu’nda çeşitli türleri öngörülmüştür. Satım, kira, eser, vekâlet gibi. Ancak sözleşmeler kanunlarda öngörülenlerden ibaret değildir. Zira irade serbestisi […]
Genel Olarak Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenicinin borcu bir eser meydana getirmektir. Bu ise eser sözleşmesinin esaslı unsurunu teşkil eder. Bu sebeple arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenicinin edim borcunun kapsamı ve ifası bakımından TBK 470 vd.’nda yer alan eser sözleşmesi hükümlerinin niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanmasında bir engel yoktur. Mesela yüklenicinin özen ölçütü […]
Genel Olarak Anonim şirket, TTK 124’de ifade edildiği üzere bir sermaye ortaklığıdır. TTK 329 vd. maddelerinde düzenlenmiş sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan ve borçlarından yalnızca şirket malvarlığı ile sorumlu olan anonim şirketin genel kurul ve yönetim kurulu olmak üzere iki önemli organı vardır. Genel kurul şirketin gidişatına yön veren ve geçici olarak görev yapan […]
Genel Olarak Boşanma, evlilik birliğinin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. Türk Medeni Kanunu çeşitli boşanma sebepleri öngörmüştür. Örneğin; zina, terk, akıl hastalığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılması, fiili ayrılık ve eşlerin boşanma hususunda anlaşmış olmaları gibi. Eşlerin sorunsuz bir şekilde boşanmasının en kolay yolu olarak görülen ve uygulamada anlaşmalı boşanma olarak bilinen TMK 166/3 hükmünde ifade edilen […]
GİRİŞ İbraname kural olarak borçlunun borçtan kurtarılmasıdır. Borcun sona erme yollarından biridir. İş hukukunda ibraya yönelik düzenleme Türk Borçlar Kanunu[i] 420 maddesinde yer almaktadır. Daha öncesinde normatif bir düzenleme bulunmamaktaysa da Yargıtay belirli ölçütler getirmiş ve işçilerin vereceği ibranamelerin geçerlilik koşullarını belirlemişti. Bu Yargıtay ölçütleri sonrasında kanuna alınmış ve 420. madde oluşturulmuştur. İBRANAMENİN GEÇERLİLİK KOŞULLARI […]
GİRİŞ Zamanaşımı bir hakkın belirli bir süre ileri sürülmemesi nedeniyle dava edilebilme özelliğini kaybetmesidir. Hak varlığını korumakla beraber talep edilebilirliğini kaybetmektedir. Bu yönüyle zamanaşımına uğradığı için eksik borç halini alan bir borcun yine de borçlusu tarafından ödenmesi geçerlidir. Zamanaşımı bir defi olduğu için taraflarca ileri sürülmedikçe hakim tarafından resen dikkate alınamaz. İşçilik alacaklarında da diğer […]
GİRİŞ Bilindiği üzere ülkemizde üniversiteler devlet ve vakıf üniversitesi olarak ayrılmaktadır. Devlet üniversitelerinde çalışan öğretim üyeleri memur veya sözleşmeli memur olarak istihdam edilirken vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim üyelerinin istihdam şekli memur veya sözleşmeli memur şeklinde değildir. Vakıf üniversitesindeki öğretim üyeleri ile daha ziyade iş sözleşmesi yapılmaktadır. Bu öğretim üyelerinin açacakları davalarda görevli mahkemenin neresi olacağı […]
GİRİŞ 4857 sayılı İş Kanunu[i] ve Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nin[ii] amir hükümleri gereği işyerinde bir yıllık çalışma süresine ulaşan her işçiye kıdemi ile orantılı olarak en az 14 gün en çok 26 gün ücretli izin verilir. (Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır.) Bu izin işveren açısından hem yetki […]